KÜNYE   KAYNAKÇA   İLETİŞİM      
ARAPÇA METNİ     SURELER     MEAL     TEFSİR     KELİMELER-KAVRAMLAR    
TEFSİR  

    33-Ahzab Suresi
    73 Ayet  Ö. Nasuhi Bilmen Tefsiri >>
1 2 3
4 5 6
7 8 9
10 11 12
13 14 15
16 17 18
19 20 21
22 23 24
25 26 27
28 29 30
31 32 33
34 35 36
37 38 39
40 41 42
43 44 45
46 47 48
49 50 51
52 53 54
55 56 57
58 59 60
61 62 63
64 65 66
67 68 69
70 71 72
73
33-Ahzab Suresi Bilgiler; Ömer Nasuhi Bilmen
33-Ahzab Suresi
Ömer Nasuhi Bilmen
33-AHZAB SURESİ Bu mübarek sûre, Medine—i Münevvere'de nazil olmuştur. Yetmiş üç âyeti kerimeyi kapsamaktadır. Handek savaşında birçok düşman grupları gelip müslümanlara karşı cephe almışlardı. 0 savaşa "Ahzâb" savaşı denilmiştir. Bu mübarek sûre de o gazveye ait ayetleri içine aldığı için buna "Ahzâb Sûresi" ünvânı verilmiştir. Bu mübarek surenin başlıca konuları şunlardır: (1) Islâmiyete karşı düşmanlarının nasıl çalışmış ve sonunda nasıl hüsrana uğramış oldukları. (2) Aralarında bir din kardeşliği bulunan müslümanlara hak'ka tevekkül ve kalp temizliği akrabalık haklarına riâyet etmeleri. (3) Resûl-i Ekrem'in müminlere kendi nefslerinden daha önce olduğu ve mübarek eşlerinin müminler için birer mânevi anne bulundukları ve akrabanın birbiriyle olan güzelce münasebetleri. (4): Cenab-ı Hak'kın mübarek Peygamberlerinden almış olduğu ahd ve yemin. (5): Ahzab savaşında müslümanların başlangıçta görmüş oldukları korkunç vaziyet ve daha sonra galibiyete kavuşmaları. Ve bu sırada münafıkların pek haince olan kuruntularını teşhir. (6): Ahzâb savaşında müminlerin ne büyük bir imân kuvvetine mazhar oldukları ve ne gibi mükâfatlara kavuştukları, kâfirlerin de nasıl bozguna, cezaya uğrayacakları. (7): Peygamber Efendimizin eşleri olmak şerefine sahip olan muhterem annelerimizin ne gibi vasıflara sahip ve ne gibi yüce derecelere nail bulundukları ve onların ahlâki üstünlükleri. (8): Hakkiyle İslâmiyet'le şereflenmiş olan erkek ve kadın zümrelerinin ne kadar büyük mükâfatlara aday oldukları ve Cenab-ı Hak ile mübarek Peygamberinin emirlerine ne derece itaatle mükellef bulundukları. (9): Peygamber Efendimiz ile azatlısı olan bir sahabi arasındaki bir konuşma ve o zâtın kendisinden alâkasını kesmiş olduğu eşiyle Resûl-i Ekrem'in ne gibi bir hikmete binaen evlendiği ve böyle Allah tarafından takdir ve müsaade buyurulmuş olan bir meşru muameleden dolayı bir sıkıntıya, bir yanlış anlamaya mahal bulunmadığı. (10): Resûl-i Ekrem'in, Son Peygamber olduğu ve ümmetinden olan erkeklerden hiçbirinin soy bakımından babası olmadığı. (11): Müslümanların nasıl bir zikr ile, teşbih vetehlil ile mükellef ve meşgul oldukları ve nasıl bir ilâhi lütufa mazhar bulundukları. (12): Peygamber Efendimizin ne gibi yüksek vasıflara sahip olarak Peygamber gönderilmiş olduğu ve müslümanlara neleri müjdelediği ve kâfirler ile münafıklardan ne kadar kaçınmakla mükellef bulunduğu. (13): Karılarını boşamoş müslümanların ne yolda hareket edecekleri ve Resûlullah'ın hangi kadınlar ile evlenmesinin meşru olduğu ve onlardan dilediğini nikahı altında tutup tutmayacağı ve onlardan başkasiyle artık evlenemeyeceği. (14): Resûl-i Ekrem'in evine müminlerin ne şekilde girecekleri ve kimlerin hanelerine girmekte bir mes'uliyet bulunmadığı. (15): Resûlullah hakkında Cenab-ı Hak'kın ve meleklerin şefkati ve müminlerin Selat ve Selâm ile mükellef olmaları. (16): Hazret-i Peygambere ve müminlere eziyet verenlerin nasıl lanete ve şiddetli azaba uğrayacakları. (17): Peygamber Efendimizin muhterem zevcelerinin vesâir dslâm ailelerinin nasıl tesettüre riâyet edecekleri ve bu suretle temayüz edip bir ezaya mâruz kalmamaları. (18): Kalpleri nifaktan, şikâktan hâli olmayanların da kötü asılsız işaelerinden dolayı nasıl bir cezaya müstahik oldukları ve bu husustaki kanuni ilâhînin bütün eski kavimler hakkında cereyan etmiş olduğu. (19): Kıyametin vaktini Cenab-ı Hak'tan başkasının bilmediği ve o günde kâfirlerin ne kadar muazzep olacakları ve ne kadar nedametler gösterecekleri. (20): Uhdelerine düşen vazifelere riâyet ile tekvâ ile muttasif olan mümînlerin de ne kadar eltâf-ı ilâhîyyeye ve büyük bir fevzi necata nail olacakları. (21): Semâların ve yerin kabulüne cür'et edemedikleri emaneti insanların yüklenmiş oldukları'; ve bu emânete riâyet etmeyenlerin büyük mes'uliyeti ve münafıkların, müşriklerin de ebedî azaba giriftar olacakları, ehld îmanın ise tövbelerinin kabuliyle atıfeti ilâhîyyeye nail olacaklarını tebşir.

Ömer Nasuhi Bilmen
KUR'AN-I KERİM MEALİ, TEFSİRİ; AÇIKLAMASI, YORUMU VE MANAYI İZHARI;

Copyright © kuranikerim.name.tr, 2014