6-En'am Suresi 91. Ayeti Kerime Mealleri ve Tefsiri
Ö. NASUHİ BİLMEN MEALLERİ VE TEFSİRİ : 'Kur'anı Kerimin Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri' |
Ö NASUHİ BİLMEN MEALİ: |
Ve (Yahudiler) Allah Teâlâ´nın kadrini O´nun şan-ı ulûhiyetine layık olacak bir surette takdir edemediler. Çünkü, «Allah insanlara birşey indirmiş değildir,» dediler. De ki: «Musa´nın bir nûr ve nâs için bir hüda olarak getirmiş olduğu kitabı kim indirmiştir? Siz onu parça parça kağıtlara yazıyor, meydana koyuyorsunuz ve birçoğunu da gizliyorsunuz ve sizin babalarınızın bilmediklerini öğretilmiş oluyorsunuz». Sen «Allah» de, sonra onları bırak, daldıkları batakta oynayıp dursunlar. |
Ö NASUHİ BİLMEN TEFSİR MEALİ: |
Ve -Yahudiler- Allah Teâlâ'nın kadrini onun yüce sanına lâyık olacak bir şekilde takdir edemediler. Çünkü: "Allah insanlara birsey indirmiş değildir" dediler. De ki: Musa'nın bir nur ve insanlar için bir hidâyet olarak getirmiş olduğu kitabı kim indirmiştir?" Siz onu parça parça kâğıtlara yazıyor, meydana koyuyorsunuz ve bir çoğunu da gizliyorsunuz sizin ve babalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir. Sen "Allah" de, sonra onları bırak, daldıkları batakta oynayıp dursunlar. |
Ö NASUHİ BİLMEN TEFSİRİ: 'Kur'anı Kerimin Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri' |
Bu âyeti celile, Allah Teâlâ'nın kudret ve hikmetini takdir edemiyen bir takım kimselerin peygamberlik ve risaleti, ilâhî kitapların inişini inkâr ettiklerini bildiriyor. Öyle sapıklığın çirkefi içinde kalmış kimselerin iltifata lâyık olmadıklarını beyan buyuru yor. Şöyle ki: (Ve) Yahudiler (Allah Teâlâ'nın kadrini) Azamet ve yüceliğini (onun yüce sanına lâyık olacak bir şekilde takdir edemediler.) o Yüce Yaratıcının herseye kadir olduğunu ve insanlığı irşat etme hikmetinden dolayı Peygamberlerine semavî kitaplarını verdiğini bilip itirafta bulunmadılar. (Çünki) Son Peygamber Hz. Muhammed ile Kur'an'ı Kerim hakkında düşmanlığa cür'et ederek (Allah insanlara) öyle kitap olarak (birsey indirmiş değildir, dediler.) bütün indirilen kitapları inkâr ettiler, böyle bir inkâr ise Cenâb-ı Hak'ki lâyıkı şjekilde bilmemekten kaynaklanmaktadır. Demek ki, insanlar din ile mükellef, ibâdet ve itaatle görevlendirilmiş değiller!. Böyle bir iddia ise pek büyük bir cehalet eseri değil de nedir?. Resulüm!. O inkarcılara (De ki:) kendisini bir Peygamber olarak tanıdığınız (Musa'nın bir nur) insanları cehalet karanlığından kurtaracak olan bir ışık (ve insanlar için bir hidâyet) hak ile bâtılın arasını ayıran bir hidâyet vesilesi (olarak getirmiş olduğu kitabı) Tevrat'ı (kim indirmiştir?.) siz bunun bir ilâhî kitap olduğuna inanmıyor musunuz?. Halbuki (Siz onu) o Tevrat kitabını (parça parça kâğıtlara yazıyor) ondan isinize gelenleri (meydana koyuyorsunuz) o kitabın içindekilerden (bir çoğunu da) isinize gelmeyenleri de meselâ: Recme dâir âyetleri ve Son Peygamber'in vasıflarına dâir açıklamaları da (gizliyorsunuz) onları halka bildirmiyorsunuz. (ve) Ey inkarcılar!.. Bir kere insaf ediniz!, (sizin ve babalarınızın bilmedikleri şeyler) O inkâr ettiğiniz Kur'an'ı Kerim sayesinde (size öğretilmiştir.) ki, onlara dâir Tevrat'ta size bilgi verilmiş değildir. Rasülûm!. Onların o inkârlarından dolayı üzülme. Onlar senin bu sualine karsı: Tevrat'ı Allah indirmiştir derlerse, tamam inkârlarını ibtâl etmiş olurlar. Böyle cevap vermezlerse (Sen: "Allah") indirdi (de, sonra onları bırak) varsın inkâr ediversinler, onlar (daldıkları batakta) öyle bâtıl âkideleri içinde (oynayıp dursunlar.) inkâr ve alaylarına devam etsinler. Elbette birgün bunun cezasına kavuşacaklardır.
§ Hatibi Şirbininin "Essiracül münir" isimli tefsirinde yazılmış olduğu üzere İbni Abbas Hazretleri demiştir ki: Yahudiler: Ya Muhammedi. Allah sana kitap indirdi mü. Diye sormuşlar, Hz. Peygamber de: Evet diye buyurmuş, Yahudiler de: Allah gökten bir kitap indirmiş değildir diye yemin etmişler, bunun üzerine bu âyet-i kerime nazil olmuştur.
|